poke | f. dürtmek, saplamak, dirsek vurmak; uzatmak, sokmak; dolaşıp bir şey araştırmak; karıştırmak; aylak aylak dolaşmak; ağır davranmak. poke fun at (bir kimse ile) alay etmek. poke one in the ribs bir kimsenin böğrünü dürtüklemek. poke one's nose into something bir işe burnunu sokmak. |
poke | i. itme, dürtme; dirsek vurma; ağır ağır hareket eden kimse; k.dili tekme; hayvanların çitlerden geçememeleri için boyunlarına veya boynuzlarına geçirilen takım. |
poke | i. torba, kese. buy a pig in a poke. bir şeyi görmeden satın almak. |